kriz yol ayrımında olmakmış, seçim durumuymuş yani orada bu ad verilmiş ilk olarak sonra zaman içinde almış yürümüş işte. ne yol var ne de ayrımı, bataklık sandığım bir karanlığın sarmaladığı öyle bıkkınsı öyle katatonik öyle mağlup öyle ben işte.
varoluşçu felsefenin temel derdi bu dünyadaki tekilliğimiz, fırlatıldığımızı, atıldığımızı düşünüyorlar yeryüzüne. halbu ki insan en azından bir anne ile başlıyor hayata, babası ailesi akrabaları kabilesi milleti ve bütün bir alem ile beraber doğuyor sonra büyümek bizi kimsesizleştiriyor. tekilliğe adım atıyoruz, çoğaldığını sanarak azalıyormuş insan bunu da çok sonra öğrendim.