az da olsa üç sevgili okurumla yola devam ediyorum. aynaya baktığımda da genelde ben ve ben oluyoruz ama bu gülümsememe engel olmuyor. burası da öyle benim için kendimle yüzleştiğim, çapkın bir bakış fırlatıp hadi yine çok yakacaksın dediğim bir yer sanki. kişi en çok kendine dost en çok kendine düşmanca. sencillik nereye kadar ha söyle bana, toplumun aptallarını kalkındırmaya çalışmak, kendini biraz daha ötelemek namına merhamet pınarlarını akıtmak ve bütün bunları bir erdem çanağında zehir gibi sunmak bal tadında.
kahvaltıda hector berlioz dinledim, sonra yunus bülbüle geçiş. baktığımda bir tane ben yok ortada, çokuz bazen yerimizde yokuz.